Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

17/1/2006 ·

CENK ÅžARKISI  HER YERDE  bayrak.gif                              bayrak.gif

CENK ÅžARKISI 
 “Yurdunu Allâh’a bırak, çık yola:
 ”Cenge!” deyip çek ki vatan kurtula.
 Böyle müyesser mi gazâ her kula?
 Haydi levend asker, uÄŸurlar ola.
 “Ey sürüden arkaya kalmış yiÄŸit!
 Arkadaşın gitti, yetiÅŸ sen de git.
 Bak ne diyor, cedd-i ÅŸehîdin, iÅŸit :
 ”Durma git evlâdım, uÄŸurlar ola.
 “Durma git evlâdım, açıktır yolun…
 Cenge sıvansın o bükülmez kolun;
 Süngünü tak, ön safa geçmiÅŸ bulun
 UÄŸurun açık olsun, uÄŸurlar ola.
 ”Yerleri yırtan sel olup taÅŸmalı!
 DaÄŸ demeyip, taÅŸ demeyip aÅŸmalı!
 Sendeki coÅŸkunluÄŸa el ÅŸaÅŸmalı!
 Haydi git evladım, uÄŸurlar ola.
 “Yükselerek kuÅŸ gibi Balkanlara,
 Ã–yle satır at ki kuduz Bulgar’a:
 Bir daha Osmanlı’ya güç sırtara!
 Git de gel evlâdım… uÄŸurlar ola.
 “Düşmana çiÄŸnetme bu toprakları;
 Haydi kılıçtan geçir alçakları!
 LeÅŸ gibi yatsın kara bayrakları!
 Kahraman evlâdım, uÄŸurlar ola.
 “Balkan’ı bildin mi nedir, hemÅŸeri?
 Sevgili ecdâdının en son yeri.
 Bir sıla isterdin a çoktan beri
 Åžimdi tamam vakti… uÄŸurlar ola
 “Balkan’ın üstünde sızan her pınar
 Bir yaradır, durmaz içinden kanar!
 Hangi taşın kalbini deÅŸsen: mezar!
 Gör ne mübârek yer… uÄŸurlar ola.
 “EÅŸ hele bir daÄŸları örten karı:
 Ot deÄŸil onlar, dedenin saçları!
 Dinle: Åžehid sesleridir rüzgârı!
 Durma levend asker, uÄŸurlar ola.
 “Ey vatanın ÅŸanlı gazâ mevkibi,
 Saldırınız düşmana arslan gibi.
 Ä°ÅŸte hudâ yâveriniz, hem Nebî.
 Haydi gidin, haydi, uÄŸurlar ola.
    bayrak2.gif

UYAN 

 Baksana kim boynu bükük aÄŸlayan.
 Hakkı hayatındır senin ey müslüman,
 Kurtar artık o biçareyi Allah için.
 Artık ölüm uykularından uyan.
 Bunca zamandır uyudun kanmadın,
 Ã‡ekmediÄŸin çile kalmadı, uslanmadın.
 Ã‡iÄŸnediler yurdunu baÅŸtan baÅŸa.
 Sen yine bir kerre kımıldanmadın.
 Ninni deÄŸil dinlediÄŸin velvele,
 Kükreyerek akmada müstakbele.
 Bir ebedi sel ki zamandır adı,
 Haydi katıl sen de o coÅŸkun sele.
 Karşı durulmaz cereyan sine-çak...
 Varsa duranlar olur elbet helak.
 Dalgaların anmadan seyrini,
 Göz göre girdâba nedir inhimak?
 DehÅŸeti maziyi getir yadına;
 Kimse yetiÅŸmez yarın imdadına.
 Merhametin yok diyelim nefsine;
 Merhamet etmez misin evladına?
 Ben onu dünyaya getirdim diye
 Kalkışacaksın demek öldürmeye!
 Sevk ediyormuÅŸ meÄŸer insanları,
 Hakkı-ı übüvvet de bu caniliÄŸe!
 DoÄŸru mudur ye’s ile olmak tebah?
 Yok mu gelip gayrete bir intibah?
 BeklediÄŸin subh-i kıyamet midir?
 Gün batıyor sen arıyorsun tebah.!
 Gözleri maziye bakan milletin,
 Ã–mrü temadisi olur nakbetin.
 Karşına müstakbeli dikmiÅŸ Hüdâ,
 Görmeye lakin daha yok niyyetin.
 Ey koca ÅŸark! Ey ebedi meskenet!
 Sen de kımıldanmaya bir niyet et.
 Korkuyorum, Garbın elinden yarın,
 Kalmayacak çekmediÄŸin mel’anet.
 Hakk-ı hayatın daha çiÄŸnenmeden,
 Kan dökerek almalısın merd isen.
 Ã‡Ã¼nkü bugün ortada hak sahibi,
 Bir kiÅŸidir: 'Hakkımı vermem' diyen.

Anlayanabayrak.gif

bayrak.gifHER YERDE  bayrak.gif                              bayrak.gif

 

Åžehitlerimize Allah'tan Rahmet Diler Mekanları Cennet Olsun 

ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN

BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞIYERDİRbayrak.gif

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
 En kesif orduların yükleniyor dördü beÅŸi,
 Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
 Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
 Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
 Nerde -gösterdiÄŸi vahÅŸetle- Bu bir Avrupalı!
 Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
 Varsa gelmiÅŸ, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
 Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beÅŸer,
 Kaynıyor kum gibi... MahÅŸer mi, hakikat mahÅŸer.
 Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
 Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
 Ã‡ehreler baÅŸka, lisanlar, deriler rengârenk;
 Sâde bir hâdise var ortada: VahÅŸetler denk.
 Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
 Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
 Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
 Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
 Kustu MehmetçiÄŸin aylarca durup karşısına;
 Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
 Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
 Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
 Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
 Ã–yle müdhiÅŸ ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
 Ã–teden sâikalar parçalıyor âfâkı;
 Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
 Bomba ÅŸimÅŸekleri beyninden inip her siperin;
 Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
 Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
 Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
 Ã–lüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
 O ne müdhiÅŸ tipidir: Savrulur enkâz-ı beÅŸer...
 Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
 BoÅŸanır sırtlara, vâdilere, saÄŸnak saÄŸnak.
 Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
 Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
 Veriyor yangını, durmuÅŸ da açık sinelere,
 Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
 Top tüfekten daha sık, gülle yaÄŸan mermiler...
 Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
 Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
 Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
 Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
 Ã‡Ã¼nkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
 Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
 BeÅŸerin azmini tevkif edemez sun'-i beÅŸer;
 Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
 O benim sun'-i bedi'im, onu çiÄŸnetme dedi.
 Ã‚sım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiÅŸ gerçek:
 Ä°ÅŸte çiÄŸnetmedi nâmusunu, çiÄŸnetmeyecek.
 ÅžÃ»hedâ gövdesi, bir baksana, daÄŸlar, taÅŸlar...
 O, rükû olmasa, dünyâda eÄŸilmez baÅŸlar...
 VurulmuÅŸ tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
 Bir hilâl uÄŸruna, yâ Rab, ne güneÅŸler batıyor!
 Ey, bu topraklar için topraÄŸa düşmüş, asker!
 Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı deÄŸer.
 Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
 Bedr'in arslanları ancak, bu kadar ÅŸanlı idi.
 Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
 Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.
 Herc ü merc ettiÄŸin edvâra da yetmez o kitâb...
 Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
 Bu, taşındır diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
 Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
 Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
 Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
 Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
 Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
 Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
 Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
 Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
 Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
 Tüllenen maÄŸribi, akÅŸamları sarsam yarana...
 Yine bir ÅŸey yapabildim diyemem hatırana.
 Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
 Åžarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
 Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
 Sen ki, İslâm'ı kuÅŸatmış, boÄŸuyorken hüsran,
 O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
 Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
 Sen ki, a'sâra gömülsen taÅŸacaksın... Heyhât!
 Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
 Ey ÅŸehid oÄŸlu ÅŸehid, isteme benden makber,
 Sana âguÅŸunu açmış duruyor Peygamber.  haketmedilermi??

 

            iSTiKLAL MARÅžI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

                                         Mehmet Akif Ersoy

 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:ResuleVuslat | Tarih: 2007-04-20 14:09:58
Konu: s.a

Bu mubarek gunun yuzu suyu hurmetine herkesin duasinin kabul olması tmenenisiyle hayırlı cumalar...

Bağlantı » »

:: Sonraki »